Salgından Sonra Süpermarketleri Nasıl Bir Gelecek Bekliyor?

Tüm dünyanın dev bir dijitalleşme sürecinden geçtiği bir dönemde pandeminin patlak vermesiyle bazı sektörlerdeki dijitalleşme sürecinin birdenbire hızlandığını görüyoruz. Salgına karşı alınan tedbirler çerçevesinde görülen talep artışıyla birlikte, online süpermarket alışverişinin önümüzdeki 5-10 yılda görmesi beklenen dijitalleşme süreci neredeyse birkaç güne, haftaya sığdı diyebiliriz. Şu anda mevcut altyapı ve online sistemleriyle talebi karşılamakta zorlanan süpermarketler çok hızlı bir dönüşüm sürecine girdiler. Bu dönüşüm sürecinin böylesine hızlı yaşanması, süpermarket alışverişi alışkanlıklarımızın zorunlu sebeplerden ötürü hızla değişmiş olması, salgın tehdidi atlatıldıktan sonra süpermarketleri bekleyen gelecekle ilgili soru işaretlerini akla getiriyor.

Süpermarket Alışverişinde Eve Teslimatta Talep Artışının İlk Etkileri

Virüs tehdidiyle karşı karşıya kaldığımız ilk anlardan bu yana süpermarket alışverişlerimizi yaparken tercih ettiğimiz yöntemler birden değişti. İlk zamanlarda online alışveriş ve eve teslimat hizmeti sunan marketlerde bir talep artışı görülse de alışveriş yapmak mümkündü. Ancak birkaç hafta içinde, alınan tedbirler arttıkça ve #evdekal mesajları yoğunlaştıkça bu hizmetlere talep iyice arttı ve özellikle İstanbul’un pek çok semtinde bu hizmetten yararlanabilmek çok daha zor bir hal aldı. Süpermarket alışverişi için alternatif kanallar aranmaya başlandı. Un, kuru gıda vb. ürünleri doğrudan üreticiden ve toptan almanın yolları araştırıldı. Pek çok online alışveriş platformu süpermarket alışverişi hizmetlerini genişletmelerinin yanı sıra üreticiden tüketiciye tedarik hizmetlerini de zenginleştirmeye başladılar. Herkesin mümkün olduğunca marketlerden uzak durmaya çalıştığı ilk haftalarda teslimat talebini karşılamayan süpermarket zincirlerinin yeni işe alım süreçlerini başlattıklarını ve kapasitelerini artırmaya çalıştıklarını da biliyoruz. Ancak Türkiye’de bu hizmetin Migros, CarefourSa vb. gibi sayılı süpermarket zinciri tarafından sağlanabiliyor olması talep artışıyla başa çıkmanın sanıldığı kadar kolay olmadığını gösteriyor.

Mağazalar Bu Duruma Pek Hazırlıklı Değildi

Aslına bakarsanız süpermarketlerde online alışveriş yöntemine geçme çabaları çok da yeni başlamış değil. Özellikle Amerika’da uzun zamandır denense de giyim, kozmetik, elektronik gibi sektörlerde olduğu kadar yaygınlaştırılamamıştı. Ancak son yıllarda Gel-Al hizmetinin uygulanmaya başlanması yoğun çalışan insanların süpermarkete gitmeye vakit bulamaması gibi sebeplerle kullanım oranlarında düzenli bir artış görülüyordu. Ancak, giyim alışverişlerinin %30’u ve teknoloji ürünü satışlarının %40’ı online alışveriş platformları üzerinden yapılırken, süpermarket alışverişlerinin yalnızca %3’ü online hizmetler üzerinden gerçekleşiyordu, ta ki koronavirüs salgını patlak verene kadar. Süpermarket alışverişlerinde online alışveriş kanallarının daha az tercih edilmesinin bir sebebi ise süpermarketlerin ve online alışveriş platformlarının farklı ihtiyaçlara hitap etmesi. Online alışveriş platformları hızlı ürün akışının sağlayabileceği depo sistemi üzerine kurulu. Ancak süpermarketler ürünler arasında gezinip ani kararlar vermek üzerine kurulu. Süpermarketlerdeki alışveriş ritüeli pek çok tüketicinin bırakmaya henüz hazır olmadığı bir alışkanlıktı. Bu alışkanlığı kırdıran ve yeni bir düzene ayak uydurmalarını kolaylaştıran da sağlıklarını tehlikeye atan bir salgının patlak vermesi oldu.

 Salgından Sonra Süpermarketleri ve Tüketicileri Neler Bekliyor?

Salgın tehdidinin ne kadar devam edeceğini bilmiyoruz. Bu süreç içerisinde de süpermarketleri pek çok yenilik ve hızlı bir dönüşüm süreci bekliyor. Piyasadaki rekabete ayak uydurmak isteyen tüm süpermarketlerin öncelikle dijitalleşme süreçlerini hızlandırmaları ve hızla değişen müşteri taleplerine ayak uydurmaları gerekiyor. Türkiye’de online süpermarket alışverişi yükünü sırtlanan az sayıda süpermarket var. İlerleyen günlerde ve haftalarda bu sayının arttığını ve online hizmetlere erişimin kolaylaştığını görmemiz mümkün. Pek çok müşteri özellikle kuru gıda gibi ürünlerde doğrudan üreticiden alışveriş yapmanın yollarını buldu, bu da hem salgın süresince hem de salgın sonrasında süpermarketleri ve tüketicileri bekleyen en büyük değişimlerden biri olacağa benziyor.

Türkiye’de online alışveriş platformlarında sıklıkla tercihe dilse de süpermarket alışverişinde sunulmayan hizmetlerden biri de “Gel-Al” sistemi. Şu an süpermarketlerin eve teslimat talebiyle başa çıkamadıkları aşikâr. Ancak müşteriler de sağlıklarını tehlikeye atmamak için evlerinden çıkıp süpermarkete gitmek, reyonlar arasında uzun uzun gezip kasada sıra beklemek istemiyorlar. Bunun için en yerinde çözümlerden biri olan Gel-Al hizmeti sayesinde tüketicilerin alışverişlerini evlerinde, internet üzerinden yapmaları ve paketlerini en yakın marketten teslim almaları mümkün olabilir. Avrupa’da bu yöntem çoktan uygulanmaya başlandı. Market görevlileri, marketlerin içinde ya da önünde bulunan kilitli dolaplara siparişinizi bırakıyor. Cep telefonunuza gelen şifreyi girerek kilitli kutuyu açıp siparişini teslim alabiliyorsunuz. Bu yöntemin Türkiye’de uygulanması hem insanların ihtiyaç duydukları gıdalara erişim sürelerini kısaltır hem de insanlar arası teması minimuma indirmekte faydası olabilir.

inpost

Kültürel olarak süpermarket alışverişini internet üzerinden yapma alışkanlığımız pek yoktu. Yalnızca büyük şehirlerde, ara sıra tercih edilen bir hizmetti. Ancak salgın şartlarında eski alışkanlıklarımızı hızla geride bırakıp online market alışverişi fikrine daha sıcak bakaya başladık. Bu salgın sonrasında herkesin süpermarket alışverişini internetten yapacağı anlamına gelmiyor elbette. Ancak normal şartlarda çok daha uzun olabilecek bir alışma süresinin mücbir sebeplerle kısaldığını söylemek de kesinlikle yanlış olmaz.


YORUMLAR - 3 değerlendirme

Sen bu konuda ne düşünüyorsun?
Barış4 yıl önce
Teslimatla alakalı altyapılar güçlendirilmediği sürece ben online market sektörünün pek gelişme göstereceğine pek inanmıyorum. Getir - Banabi gibi uygulamaların bile sınırlı kapasiteleri var. Bir de Migros- Carrefour gibi marketlerin online alışveriş sistemleri çok ilkel düzeyde... Eğer müşteriyi memnun edemezseniz yani ilk alışverişlerinde hayal kırıklığına uğratırsanız o kişi bir daha çok zorunlu kalmadıkça online alışverişten uzak durur. Karantina süresince marketlerin bu sınavı geçemediklerini düşünüyorum ben. Ellerinde büyük bir şans varrdı oysa ki.
Mert4 yıl önce
Hiçbir şey değişmeyecek. İnanın sokağa çıkma yasağı kalktıktan 2-3 hafta sonra herkes yine eski haline dönecek. Burada sadece tek bir şey virüsün varlığını hatırlatabilir o da maske. Doğru düzgün takılmasalar bile sadece varlıkları bile insanlara bir şeyler hatırlatıyor ve en azından sosyal mesafe koyma işini daha da kolaylaştırıyor. Çünkü normal şartlar da bir arkadaşınla filan karşılaştığında uzak kalamıyorsun. İster istemez aranızdaki samimiyet sizi yakınlaştırıyor.
Aysun4 yıl önce
AVM'lerin Haziran'da açılacağı söyleniyor. İnsanlar yine gidip tıkış tıkış dolduracaklar göreceksiniz. Bence burada anlattığınız şekilde çekinceler olmayacak. Çok hızlı şekilde eskiye dönecekler. Virüs de bu yüzden ikinci kez yayılacak.

İLGİLİ MAKALELER

İNDİRİM KATALOGLARI