Kadınlar Günü: Hak Mücadelesi mi Alışveriş Fırsatı mı?

Dünya genelinde Mart ayı kadınlar ve kadın hakları tarihi açısından önemli bir güne sahiptir. Farklı uluslardan ve yaşlardan milyonlarca kadını bir araya getiren 8 Mart, yalnızca kadın hakları tarihini hatırlattığı için değil, yeni mücadelelere zemin oluşturduğu için de çok önemli bir gündür. Ancak, dünyanın dört bir tarafında yürüyüşlerin, gösterilerin, etkinliklerin düzenlendiği, sloganların birbiriyle yarıştığı bu özel günün son zamanlarda ticari bir fırsata dönüştürüldüğünü de görüyoruz.

 

Özellikle son birkaç yıldır Kara Cuma’dan Siber Pazartesi’ye çeşitli indirim ve alışveriş günlerinin dünya genelinde daha da yaygınlaşmasıyla, yıl boyunca tüm özel günler birer alışveriş çılgınlığına dönmeye başladı. Kara Cuma gibi indirim günlerinin ne kadar ilgi topladığını fark eden markalar, alışveriş mağazaları ve online alışveriş platformları Sevgililer Günü’nden tutun Anneler Günü’ne kadar tüm özel günleri bir alışveriş ve indirim fırsatına dönüştürme çabası içinde. Bu yeni bir şey değil elbette, eskiden de bu tür özel günlerde televizyon reklamları özel günlere has ürünler ve fırsatlara odaklanırdı. Ancak tüketim çılgınlığı büyümeye devam ettikçe ve sosyal medya sayesinde alışveriş ve tüketim hayatımızın daha büyük parçaları haline geldikçe, özel günlerin ticarileştirilmesi de daha yaygın bir hale geldi. Artık insanlar alışveriş yapmak için bu tür özel günleri bekliyorlar.

Kadınlar Günü ve Alışveriş Arasındaki İlişki

İlk bakışta özel günlerin alışveriş çılgınlığına dönüşüyor olmasında bir sorun yok gibi görünüyor olabilir. Sonuçta özel günlerde sevdiklerimize hediye alıyoruz, bu hediyeleri indirimli almanın neresi kötü olabilir ki? Öncelikle, Anneler Günü, Sevgililer Günü, Öğretmenler Günü, Babalar Günü gibi özel günler, sevdiğimiz insanlara sevgimizi bir güne sığdırarak göstermemiz gerektiği gibi bir algı oluşturarak üzerimizde bir baskı yaratıyor. Bu baskı da ilişkilerimizi kısa ya da uzun vadede zedeleyebiliyor. Ancak, bu tür özel günlerin ticarileşmesinin beraberinde getirdiği ikinci ve asıl sorun, tanıtılan ve reklamı yapılan ürünlerin insanları basmakalıp kategoriler içine sıkıştırıyor olması. Örneğin, Anneler Günü’nde küçük ev eşyalarının indirime girmesi ve bu ürünlerin reklamlarının artması gibi. Tüketicide yaratılan bu algı, basmakalıp “anne” kelimesini beslemekten başka bir işe yaramıyor.

 

alışveriş ve kadınlar

 

Hayatımızdaki anne, baba, sevgili ve öğretmen gibi insanlar için bu tür özel günlerin ticari bir yönünün olması bir yere kadar anlaşılabilir. Sonuçta belli bir sıfata, nüfusun küçük bir kısmına hitap ediyor. Ancak Kadınlar Günü’nün ticarileştirilmesi, yani dünya nüfusunun yarısının dünya üzerindeki varlığının ticari sebeplerle kutlanması ne kadar mantıklı? Anneler Günü’nde “anne” kelimesine uygun ürünlerin indirime girmesi ve reklamının yapılması gibi, Kadınlar Günü’nde de “kadın” kelimesine yakıştırılan ürünler indirime giriyor. Mücevher ve giyim ürünlerinde, hediyelik çiçeklerde indirimler boy gösteriyor bu sefer. Dünya nüfusunun yarısı, çiçeklerle ve mücevherlerle bezenmesi gereken “şeylere” dönüşüveriyor birden. Halbuki Kadınlar Günü’nde kutlanması ve mücadele edilmesi amaçlanan şeylerden biri de buna benzer algılarla savaşmak değil mi? Bir yandan Kadınlar Günü’nün böyle bir görünürlüğe ulaşması harika, ancak bu görünürlük ticari sebeplere dayandırılmalı mı gerçekten?

Kadınlar Günü’nün Gerçek Anlamı Nedir?

“Mücevherler, elbiseler, çiçekler almayacaksak, hayatımızdaki kadınları şımartmayacaksak Kadınlar Günü neden var peki?” diye soranlar olabilir. Bunu anlamak için önce hem Kadınlar Günü’nün hem de kadın mücadelesinin tarihine bakmak gerek.

Kadınlar Günü 100 yılı aşkın süredir kutlanan bir gün ve kökleri işçi ve vatandaşlık haklarına dayanıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde kadınların maaşlarına zam ve oy kullanma hakkı talep etmek için 8 Mart 1908’de çeşitli eylemler düzenlemeleriyle başlayan bu serüven, birkaç yıl sonra 8 Mart’ın Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kabul edilmeye başlanmasıyla devam ediyor. 1914’de Kadınlar Günü’nde Almanya’daki kadınların oy hakkı için sokaklara dökülmesi ve 1918’de bu hakkı elde etmeleriyle sürüyor bu gelenek. Daha sonra yine aynı gün, 1917 yılında, Rusya’daki kadınlar “Ekmek ve Barış” sloganlarıyla sokaklara dökülerek 1. Dünya Savaşı’nın ve Rusya’daki yiyecek kıtlığının bitmesi için mücadele ediyorlar. Ancak yalnızca sokak eylemleriyle sınırlı kalan bir gün değil 8 Mart. İlk yıllarından bu yana, Dünya Kadınlar Günü konferanslar ve uluslararası çalıştaylarla başlayan ve günümüzde de bu şekilde devam eden bir gelenek haline geldi.

 

Günümüzde de dünya genelinde düzenlenen eylemler hem birer kutlama hem de hala devam eden bir eşitlik mücadelesini simgeliyor. İstanbul’da İstiklal Caddesi’nde yıllardır düzenlenen ve bir gelenek haline gelen 8 Mart Kadınlar Günü Akşam Yürüyüşü bu kutlamanın ve mücadelenin en iyi örneklerinden biri. Türkiye’deki her sınıftan, her milletten, her yaştan ve cinsel yönelimden kadının bir araya gelerek haklarını aradığı, seslerini duyurduğu bir gün olan 8 Mart, aynı cadde üzerinde, eylem yapan kadınların önünden slogan atarak geçtiği mağazalarda bir alışveriş çılgınlığı olarak kutlanıyor. Dünya genelinde karşı karşıya olduğumuz 8 Mart karmaşasının muhteşem bir sembolü bu. Bir yanda birileri haklarını arayıp seslerini duyurmaya çalışırken, öbür yanda bu özel gün de bir alışveriş fırsatına dönüşmeye yüz tutuyor.

8 Mart'ın Sıradan Bir Alışveriş Fırsatına Dönmemesi Neden Önemli?

Günümüzde her şey çok hızlı değişiyor, pek çok trendin ömrü bir gün bile sürmüyor. Eski alışkanlıklarımızı ve değerlerimizi de bir o kadar hızlı unutabiliyoruz zaman zaman. Kadınlar Günü’nün ne anlama geldiğini unutmamak ise bugün sahip olduğumuz hakları ve özgürlükleri nasıl elde ettiğimizi daima hatırlamak ve toplumsal cinsiyet eşitliği için gerekli olan tüm adımları atmak için çok önemli. İşte bu yüzden Kadınlar Günü, tıpkı Kara Cuma gibi herkesin indirimler için geri sayıma günler öncesinden başladığı, soluğu mağazalarda aldığı ve online alışveriş platformlarında indirim kovaladığı bir tüketim çılgınlığı haline gelmemeli. “Kadın” kelimesine yakıştırılan ürünlerin dev indirimlere girdiği ve böylece toplumsal cinsiyet normlarının durmadan pekiştirildiği bir günü temsil etmemeli.

Kadınlar Günü’nde kendiniz ve sevdiğiniz kadınlar için iyi bir şey yapmak istiyorsanız etrafınızdaki küçük çocuklara Kadınlar Günü’nün ne anlama geldiğini anlatın. Milyonlarca kadının neden sokaklara döküldüğünü anlatın. Bugün sahip olduğumuz ve üzerine bir dakika bile düşünmeden tadını çıkardığımız seçme ve seçilme, miras, eğitim gibi hakların ancak bu mücadeleler sonucunda elde edilebildiğini anlatın.

 

kadınlara seçme seçilme hakkı

 

 

YORUMLAR - 1 değerlendirme

Sen bu konuda ne düşünüyorsun?
Meral4 ay önce
Toplum üzerinde algı yaratılıyor insanlar bilinçsizce alış veriş yapıyor tamamen ticari günün anlamı ve önemi dışında ne yazikki

İLGİLİ MAKALELER

İNDİRİM KATALOGLARI