Yeni Satın Aldığımız Şeylerden Neden Çok Çabuk Sıkılıyoruz?

Çok büyük hevesle ve severek satın aldığınız bir şeyden kısa zamanda sıkıldığınız, hatta satın aldığınız için pişmanlık duyduğunuz oldu mu hiç? Pek çoğumuzun deneyimlediği bir durumdur bu. Çok severek satın aldığımız bazı eşyaları duygusal olarak tüketmemiz bazen o kadar kısa sürer ki. Yeni satın aldığımız elbise, ayakkabı ya da çanta hala yepyeni olmasına rağmen artık kullanmak istemeyiz, sıkılmışızdır çünkü.

Eşyaya Yaklaşımımız Nasıl Değişti?

İnsanlar doğaları gereği hayatlarında yenilik ve heyecan isterler. Yenilik ve heyecan tükendiği anda hemen yerine yeni bir heyecan kaynağı koymak isterler. Satın aldığımız şeylerden çok çabuk sıkılmamızın ardında yatan sebep de ilk bakışta bu gibi görünebilir. Ancak biraz derine indiğimizde çok daha farklı sebeplerle karşılaşırız elbette.

Öncelikle, günümüzde hızı ve ivmesi her geçen gün biraz daha artan bir tüketim furyası içinde olduğumuzun hepimiz farkındayız. Artık eşyanın ömrü kullanılabilirliğiyle değil, bizim o eşyayı “kullanmak istediğimiz süreyle” ölçülür oldu. Çok daha sık yeni bir şeyler satın alıyoruz, çok daha fazla tüketiyoruz, çok daha fazla çöp üretiyoruz. Onarmak, yeniden değerlendirmek gibi kavramlardan ve “eski” alışkanlıklardan öyle ya da böyle uzaklaştırmışız kendimizi. Dolayısıyla, eşyaya yüklenen anlamın kökünden değiştiği, değişmeye de devam ettiği günümüzde, yeni satın aldığımız şeylerden hemen sıkılmamız da o kadar şaşılası bir durum değil. Satın aldığımız şeylere, görev ve işlev kavramları üzerinden yaklaşıyor olsaydık, eşyanın ömrü bizim can sıkıntımıza bağlı olmazdı. Eşyayı asıl işlevinden bağımsız, “duygusal olarak tüketmemiz” bu kadar kısa sürmezdi. Demek ki bize o ürünü satın aldıran başka unsurlar var.

Neden Yeni Bir Şey Satın Alırız?

Yeni satın aldığımız bir şeyden neden kısa sürede sıkıldığımızı anlamak istiyorsak önce o ürünü niçin satın aldığımızı, satın alırken ne hissettiğimizi ya da ne amaçladığımızı da daha iyi anlamamız gerekiyor. Satın aldıktan çok kısa bir süre sonra sıkıldığımız bir elbise olduğunu varsayalım. Bu elbiseyi alma sebebimiz tam olarak neydi? Bu elbiseyi satın alırken elbiseye yüklediğimiz ne gibi anlamlar vardı? Bu elbiseye gerçekten ihtiyacımız var mıydı yoksa onu satın alarak kendimizde bir şeyler değiştireceğimizi mi düşündük? Bunun gibi pek çok soru sorarak elbiseyi satın almadaki motivasyonumuzu anlayabiliriz. Eğer çok severek aldığınız bir elbiseyi birkaç kez giyip, bir daha o elbiseye elinizi bile sürmüyorsanız demek ki elbiseyi satın alırken tek derdiniz elbise satın almak değilmiş. O elbisenin temsil ettiği ya da temsil ettiğini düşündüğünüz başka değerleri, statüleri, duyguları satın almak istemişsiniz, ama paketten sadece elbise çıktığında, elbise beklentilerinizi karşılamaz olmuş birdenbire.

babalar günü hediyeleri

Yeni bir şey satın almanın insana kendini iyi hissettiren taraflarından biri de anlık tatmin duygusudur. Yeni bir şey satın aldığımızda ödül duygularımız kabarır, kısa ömürlü bir tatmin duygusu yaşarız. Bu tatminin ömrü bittiğinde, eşyanın da ömrü biter. Aynı tatmin duygusunu yeniden yaşayabilmek için yeni bir şeyler daha satın almak isteriz. Bir nevi bağımlılığa da benzetebileceğimiz bu durum, satın aldığımız şeylerden aldığımız hazzın ömrünü kısaltarak kısa ömürlü bir tatmine dönüştürür. Böylece daha çok haz alabilmek için daha çok tüketmeye başlarız ancak her bir eşyadan aldığımız hazzın ömrü kısaldıkça kısalır.

Eşyaya yalnızca “eşya” olarak yaklaşmak günümüzde pek de mümkün değil. Geçen ayın trend pantolonuyla bu ayınki bir değilken, geçen yıl bahar ayı satılan ayakkabılarla bu yıl satılan ayakkabılar birbirinden çok farklıyken, eşyanın ömrünün kısa olması sadece biz tüketiciyle ilgili bir durum değil. Satın aldığımız pek çok şey biz kısa sürede o üründen sıkılalım diye tasarlanıyor zaten. Etrafta bu kadar çok çeşit varken, her şeye erişim bu kadar kolayken, sürekli olarak indirimlerle ve  kampanyalarla daha fazla satın almaya teşvik ediliyorken, satın aldığımız bir üründen iki haftada sıkılmamız ne kadar anormal bir durum olabilir ki?

Ne Yapmalı da Bu Can Sıkıntısından Kurtulmalı?

Bu can sıkıntısının kimseye faydasının olmadığı ortada. Dolabınız iki haftada sıkıldığınız kıyafetlerle dolmuşsa, evinizin dört bir tarafında bir hevesle alıp sonra bin pişman olduğunuz objeler varsa bu gidişata bir dur demek lazım. Ama nasıl? Bunun öyle her şeyi çözecek kolay bir çözümü yok. Ancak yeni bir şey satın almadan önce o ürünü neden satın almak istediğinizi, ne zaman ve nerelerde kullanabileceğinizi, gerçekten sevip sevmediğinizi anlamaya çalışın. Mümkünse o ürünü görür görmez almak yerine bir süre, hatta mümkünse birkaç gün bekleyin. Böylece pişmanlık duygusunu azaltabilir, anlık kararlardan kurtulabilirsiniz. Tüketim alışkanlıklarınızı gözden geçirebilirsiniz. Unutmayın, satın alıp iki hafta sonra sıkıldığınız, bir daha hiç giymediğiniz ve nihayetinde çöpü boylayan kıyafetlerin çevreye de çok kötü etkileri var. Sonuç olarak hem kendi cebiniz için hem de çevreyi korumak için şu can sıkıntısından kendinizi kurtarmaya çalışmakta fayda var. 

 

YORUMLAR - 2 değerlendirme

Sen bu konuda ne düşünüyorsun?
Aslı 3 ay önce
Açıkçası ben hiçbir zaman pişman olmuyorum. Çünkü gerçekten ihtiyaç duyduklarımı satın alıyorum. Bunu yaparken de gücüm yettiğince en kalitelisini almaya çabalıyorum. Yani "ucuz olsun" gibi bir önceliğim olmuyor hiçbir zaman. Aynı şekilde markalı olsun gibi de bir kaygım yok.
Eylül7 ay önce
Sadece benim başıma geldiğini sanıyordum bunun. Ne zaman yeni bir şey alsam ilk günlerde ve haftalarda inanılmaz dikkat ediyorum. Geçen ay Trendyol'dan bir mont almıştım mesela. 2 hafta filan böyle giysem mi giymesem mi diye kararsız kalıyordum. Yani gideceğim yere ve içinde bulunacağım ortamlara göre "ya eskisini giyeyim yeniyi giyersem yazık olur" diyordum. Sonra birkaç kez böyle artık kaçınılmaz hale gelince alıştım. Bir iki yıkamadan sonra zaten artık o da yeniliğini kaybetti. Aynı şey en çok ayakkabılarda başıma geliyor. İlk günlerde muazzam bir hassasiyet gösteriyorum. Temizliyorum filan. Sonra birden önemini yitiyorlar.

İLGİLİ MAKALELER

İNDİRİM KATALOGLARI