Çöp Üretmeden Yaşayabilmeyi Becerebilir Miyiz?

“Sıfır atık” son zamanların en popüler akımlarından biri. İngilizce “zero waste” kavramı, Türkçeye doğrudan çevrilmiş ve “sıfır atık” kavramı dilimize kazandırılmış. Sağlıklı yaşam ve çevre konularıyla ilgili bloglarda ve sosyal medya hesaplarında uzun zamandır rastladığımız bir terimdi aslında bu. Ancak son zamanlarda, yalnızca meraklısından duyduğumuz bir şey olmaktan çıktı, herkesin günlük konuşmalarında, laf arasında mutlaka bahsini açtığı bir akım haline geldi. Sosyal medyada gezinirken bu akımın izlerine rastlamamak mümkün değil. Belki de bu sayede, yalnızca çevrecilerin ya da veganların tercih ettiği bir yaşam stili olmaktan çıkıp, herkesin hayatında öyle ya da böyle yer almaya, en azından merak uyandırmaya başladı.

Sıfır atığın bireysel bir yaşam stilinden toplumsal seviyede ihtiyaç duyulan ve benimsenmeye başlanan bir akım haline gelmesinde, son zamanlarda çevre ve iklim değişikliği konularına yönelik toplumsal bilincin artmasının büyük etkisi var şüphesiz. Okyanus ve denizlerdeki plastik atıkları, çevre kirliliği, iklim değişikliği ve beraberinde getirdiği felaketler, çevre bilinciyle ilgili farkındalık kampanyalarını yoğunlaştırdı. Özellikle plastik tüketiminin azaltılmasıyla ilgili bireysel seviyede çabaların yanı sıra kurumsal ve yasal düzenlemeler getirildi. Örneğin Türkiye’de yakın zamanda plastik poşet satışının ücretli hale getirilmesi, toplumda çevre kirliliği ve plastik tüketimiyle ilgili derin bir diyalog başlattı. Bu diyalog da sonuç olarak sıfır atık diyalogunu besledi ve sıfır atık yaşam stiline gösterilen ilgi artmaya başladı.

Sıfır Atığın Amacı Nedir?

Sıfır atık yaşam tarzına ilgi ve talep artmış olsa da “sıfır” kelimesi kimilerinin gözünü korkutabiliyor. Sıfır atık dendiğinde insanların aklına ilk gelen şey bir gecede tüm yaşam tarzlarını değiştirip çöp üretmemeye başlamaları gerektiği oluyor. Ancak sıfır atık bir anda tüm hayatınızı alt üst etmenizi ve modern hayatın beraberinde getirdiği kolaylıklardan vazgeçmenizi gerektiren katı bir kurallar bütünü değil. Sıfır atık felsefesini “ya hep ya hiç” mantığıyla uygulamak yerine, “mümkün oldukça sıfıra yakın olmak” mantığıyla hayatınıza taşımak ve adım adım ilerlemek mümkün.

Sıfır atığın mantığını anlamak için öncelikle günümüzde tüm dünyayı sarıp sarmalamış olan tüketim kültürünün köklerini anlamak gerekiyor. Amerikan tüketim kültürünün dünya genelinde yaygınlaşmaya devam etmesiyle, eylemlerimizin sonuçlarını düşünmeden tüketmeye devam etmek küresel bir israf zinciri başlatmış durumda. Tüketime ve kolay yaşama öylesine alışmış durumdayız ki, evlerimiz ve yaşam alanlarımız aslında ihtiyacımız olmayan eşyalarla dolu. Kullandığımız eşyalar, giydiğimiz kıyafetler sanki tek kullanımlıkmış gibi bir algıya kapılıyoruz ve bu eşyaların üretiminde kullanılan enerjiyi ve biz kullandıktan sonra bu eşyalara ne olacağını düşünmüyoruz. İşte tam bu noktada sıfır atık devreye giriyor. Sıfır atık yaşam tarzını benimsemenin ilk adımı tüketim kanallarımızın, tükettiğimiz eşyaların, üretim süreçlerinin ve bunların küresel ölçekteki etkisinin farkına varmak. Böylece hiç düşünmeden satın aldığımız plastik su şişesinden, markette aldığımız naylon poşete ve tükettiğimiz gıdaların ambalaj atıklarına kadar her şeye farklı ve daha geniş bir bakış açısıyla yaklaşmayı öğreniyoruz. Böylece sıfır atığın amacını ve en temel adımını anlamış oluyoruz.

Tüketim Alışkanlıklarınızın Bilincinde Olun

Sıfır atığın temel amacını benimsedikten sonra ilk iş kendi tüketim alışkanlıklarınıza ve günlük yaşantınıza göre en kolay değiştirebileceğiniz alışkanlıkları belirlemek. Yanınızda çelik ya da cam bir su matarası taşımak ve plastik su şişesi satın almamak çoğu insanın atabileceği ilk ve en kolay adımlardan biri. Eğer her gün işe ya da okula giderken karton bardakta kahve alıyorsanız, kendi termosunuzu ya da bardağınızı yanınızda taşımaya başlayabilir ve kahvenizi bunları kullanarak satın alabilirsiniz. Ya da kendi kahvenizi kendiniz yaparak hem ürettiğiniz atığı azaltıp hem de tasarruf edebilirsiniz.

Sıfır atığa başlangıçta en çabuk ve kolay benimsenen bu iki alışkanlığı edindikten sonra yavaş yavaş hayatınızın başka alanlarını incelemeye ve atık üretiminizi azaltmaya yönelebilirsiniz. Örneğin, satın aldığınız ürünlerin ambalajlarının geri dönüştürülebilir olup olmadığına dikkat etmeye başlayabilirsiniz. Burada önemli olan, herkesin önceliklerinin farklı olduğunu kabul etmeniz. Kimileri için mutfakta plastik kullanımını minimuma indirmek bir öncelikken kimilerinin önceliği giyim alanındaki tüketimlerini mümkün olduğunca azaltmak olabilir. Bu farklılıkları göz önünde bulundurarak adım adım ilerlemeye devam edebilirsiniz.

  

                             saklama kabı - umut sarıkaya

Sıfır atık yaşam tarzının amacı ve uygulanmasıyla ilgili aklınızdan çıkarmamanız gereken bir nokta da geri dönüşümün başlı başına yeterli olmaması. Plastik tüketmek ancak tükettiğimiz plastiği geri dönüşüme kazandırmak elbette doğrudan çöpe atmaktan daha iyi bir çözüm. Ancak, kullandığımız plastiklerin büyük çoğunluğunu geri dönüştürmek çok masraflı hatta pek çoğu geri dönüştürülemiyor. Bu durumda geri dönüşümden başka yöntemlere başvurmak gerekiyor. Sıfır atığın en büyük sloganı Refuse (Reddet), Reduce (Azalt), Reuse (Yeniden kullan), Recycle (Geri dönüştür), Rot (Toprağa Dönüştür). Bu adımları aklınızdan çıkarmamak genel tüketiminizi ve ürettiğiniz atığı azaltmak için en temel adımlardan biri.

İsraftan Kaçınmak İçin Küçük Adımlar Atmaya Başlayın

Sıfır atığın bireysel bir yolculuk olduğunu kabul ederek başladığınız bu yolculukta yeni fikirler edinmenin ve başkalarının hikayelerini dinlemenin en ideal yolu sosyal medyayı kullanmak. Instagram’da ve Youtube’da sıfır atıkla ilgili ipuçları bulabileceğiniz yüzlerce sayfa var. Sıfır atıkla ilgili Türkçe hesapların sayısı da her geçen gün artıyor. Bu sayfaları takip ederek, plastik atık üretmeden kendi temizlik malzemelerinizi yapmaktan tutun, eski eşyalarınızı değerlendirmeye kadar pek çok konuda yeni fikirler edinebilirsiniz.

Sıfır atıkla benzer amaçları olan farklı akımlar olduğunu da unutmamak gerek. Minimalizm, doğal beslenme, ileri dönüşüm (upcycling), maker hareketi gibi akımlar da elimizdekini değerlendirmeyi, daha sağlıklı ve çevre dostu bir hayat yaşamayı hedefliyor. Bu akımlarla ilgili sosyal medya hesaplarını da takip ederek, sıfır atık yolculuğunda kullanabileceğiniz fikirler bulabilirsiniz. Hatta alışveriş yaparken kullanabileceğiniz bez torbalar, yeniden kullanılabilir bezler ve doğal ürünler satın alabileceğiniz küçük işletmecilere de bu mecralardan ulaşabilirsiniz.

Unutmayın, sıfır atık yaşam biçimini kendi hayatınıza adapte etmek ve bu adımları yönetmek sizin elinizde. İlk başta bir kahve zincirine gidip, kendi fincanınıza ya da termosunuza kahve doldurmalarını istemeye çekinebilir ya da pazara kendi küçük bez çantalarınızla gitmenin garip karşılanacağını düşünebilirsiniz. Ancak kendiniz ve gezegenimiz için küçük küçük adımlar atmanın verdiği mutluluk ve bu alışkanlıkların yaygınlaşmasını sağladığınızı fark etmek baştaki küçük zorlukları kısa zamanda unutmanızı sağlayacak.

YORUMLAR - 3 değerlendirme

Sen bu konuda ne düşünüyorsun?
Mine3 ay önce
ya hadi yine çöp üretsinler hiç sorun değil, onu geçtim çöpü yer atmasınlar. Evlerini hergün baştan aşağıya süpürüp temizleyen anneler çocuklarına çevre bilinci veremiyor. Eğitim sistemimiz de ne yazık ki bu konuda neredeyse duyarsız. Oysa ki her şey çocuklukta başlıyor, yere izmarit atan babanın oğlu büyüdüğü zaman yere bir şeyler atmakta herhangi bir sorun görmüyor. Siz uzaktan bakıp "yav nasıl yapabiliyorlar?" diye yırtınıyorsunuz ancak işte yıllarca süre gelen oturmuş bir zihniyet var. Bunu bir günde bertaraf etmek mümkün değil. Avrupalıları taharet konusunda eleştirenlere gidip evlerinde ayrıştırdıkları çöp miktrarını incelemeye davet ediyorum. Artık neredeyse her evde standart şekilde 3 farklı çöp kutusu var ve devlet ayrıştırma işlemini daha da detaylandırıcı hizmetler veriyor.
Ömer ÜNSAL5 ay önce
yeni nesillere daha güzel temiz bir çevre bırakmak hepimiz için bir insanlık görevi
Ömer ÜNSAL5 ay önce
çok yararlı aydınlatıcı bilgiler herkes bunları okumalı alişkanlıklarını gözden geçirmeli dünya yaşanılır olmaktan çıkmadan çünkü b

İLGİLİ MAKALELER

İNDİRİM KATALOGLARI