Yeni Sanal Hastalığımız FOMO Tüketim Alışkanlıklarımızı Nasıl Etkiliyor?

Teknolojinin dur durak bilmeden geliştiği günümüz dünyasında teknolojinin psikolojimizi ve yaşam tarzımı nasıl etkilediğiyle ilgili her gün yeni bir şeyler öğreniyoruz. Son zamanlarda dijital dünyanın hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş olmasıyla ortaya çıkan sanal hastalıklardan biri de şüphesiz FOMO...

İngilizce “Fear of Missing Out”un kısaltması olan FOMO, gelişmeleri kaçırma korkusu, yani kişinin yeni gelişmeleri, yeni haberleri kaçırarak herkesin gerisinde kalmaktan korkması anlamına geliyor. FOMO’nun etkilerini sosyal medya alışkanlıklarımızdan insan ilişkilerine hatta tüketim ve alışveriş alışkanlıklarımıza kadar farklı alanlarda görebiliyoruz.

FOMO neden oluşur ve belirtileri nelerdir?

FOMO, yani gündemi, yeni gelişmeleri kaçırma korkusunun böylesine büyük bir salgın halini almasının ardında teknolojinin ve sanal platformların günlük yaşam hızımızı arttırması yatıyor aslında. İnsanlık tarihinde şimdiye kadar böylesine hızlı bir bilgi akışı yaşanmadığı için insan beyni kendini bu hıza ne yazık ki tam olarak hazırlayabilmiş değil.

Günümüzde sürekli Facebook’a bakmadan, en son haberleri almadan, kimin nerede ne yaptığını öğrenmeden rahat edemiyoruz. Son trendleri yakalamadığımızda ya da geride kaldığımızı fark ettiğimizde kendimizi yetersiz hissediyoruz. Artık sanal platformlarda aktif bir hayat sürmek çoğumuzun en büyük önceliklerinden biri. Öyle ki, pek çoğumuz gece yatmadan hemen önce sosyal medya hesaplarımızı kontrol etmezsek rahat hissedemiyor, hatta uykuya dalamıyoruz.

Siz de gün içinde sık sık sosyal medya hesaplarınızı kontrol etme ihtiyacı hissediyorsanız, yanınızda telefonunuz olmadan bir şeyler yapmakta zorlanıyorsanız, sürekli olarak bir bilgi ve uyarıcı ihtiyacı hissediyorsanız ve sanki sürekli bir şeylerden geri kalıyormuşsunuz hissine kapılıyorsanız siz de çağımızın sanal hastalığı FOMO’ya yakalanmış olabilirsiniz.

FOMO alışveriş alışkanlıklarımızı nasıl etkiliyor?

Genellikle FOMO dendiğinde en çok sosyal medya alışkanlıklarımızdan bahsediliyor. Ancak FOMO’nun etkilerini gördüğümüz bir başka alan da alışveriş ve tüketim alışkanlıklarımız. Mağazalar, FOMO’dan yani gündemden geri kalma, yenilikleri kaçırma korkusundan istifade ederek tüketim davranışlarımızı değiştirmeyi başarıyorlar.

Öncelikle, akıllı telefonlarımıza ve internete 7/24 erişimimizin olması, tüm pazarlama içeriklerine ve reklamlara da 7/24 maruz kaldığımız anlamına geliyor. Sosyal medyada gezinirken, haber okurken, video izlerken araya giren reklamları, sayfanın kenarında beliren indirimleri bir düşünün. Reklama ve tüketim teşvikine maruz kalmadığımız bir an bile yok neredeyse. Ancak FOMO’nun alışveriş alışkanlıklarımız üzerindeki etkisi daha fazla reklama ve pazarlama içeriğine maruz kalmaktan ibaret değil elbette.

Mağazalar FOMO’dan kullanarak nasıl taktikler uyguluyor?

Hem mağazalarda hem de online alışveriş platformlarında sürekli olarak yeni fırsatlar ve indirimlerle karşılaşmanın iyi bir şey olduğunu düşünebilirsiniz. Ne yaptığını bilen, planlı ve bütçesine sadık bir tüketiciyseniz bu doğru olabilir. Ancak ortalama bir tüketici için belli bir süre boyunca ya da belli şartlarda geçerli indirim ve kampanyalara sürekli olarak maruz kalmak FOMO’ya, yani bir şeyleri kaçırdığınız, geride kaldığınız hissine kapılmanıza sebep oluyor. “Şimdi satın almazsam bu fırsatı kaçıracağım” hissi hem alışveriş yaparken çok düşünmeden karar vermenize sebep oluyor, hem de daha çok para harcamanıza.

Markaların ünlü isimlerle çalışmalarından tutun, sosyal medya platformlarında tüketicileriyle interaktif bir iletişim halinde olmalarına kadar her şey sizi FOMO’ya sürükleyerek daha çok satın almaya ve belli bir markaya olan bağlılığınızı arttırmaya yönelik planlanıyor. Günümüzde büyük markalar yalnızca ürün satmakla kalmıyor, sosyal medya platformlarını kullanarak video, blog, fotoğraf vb. pazarlama içerikleri de üretiyorlar. Bunu yapmalarının amacı da FOMO duygusunu pekiştirerek belli bir ürünü, markayı, kampanyayı takip etmenizi sağlamak elbette.

İndirim ve kampanyaların alışkanlık yaptığı ve bağımlılık haline gelebildiği bilimsel olarak da kanıtlanmış bir olgu. Etrafınızdaki insanlardan geri kalmamak, yenilikleri ya da indirimleri kaçırmamak için her alışveriş yapışınızda öncelikle kendinizi çok iyi hissediyorsunuz, çünkü dopamin seviyeniz birden maksimum düzeye ulaşıyor. Ancak çok geçmeden dopamin seviyeniz aniden düşüyor ve aldığınız ilk hazzı yeniden deneyimleme ihtiyacı hissettiğiniz için daha çok alışveriş yapmaya başlıyorsunuz. En iyi ürünü ve en iyi fırsatı kaçırmayarak FOMO’ya yakalanmamaya çalışıyorsunuz ancak farkında olmadan kendinizi bir kısır döngüye sürüklemiş oluyorsunuz.

YORUMLAR - 0 değerlendirme

Sen bu konuda ne düşünüyorsun?
Henüz hiç yorum yapılmamış!

İLGİLİ MAKALELER

İNDİRİM KATALOGLARI