Doğa Dostu Ürünleri Tercih Etmek Yerine Tüketimi Azaltsak Olmaz Mı?

Çevre dostu tüketim alışkanları hızla yayılıyor, raflardaki doğa dostu ürün sayısı ve çeşidi her geçen gün artıyor. Dolayısıyla gezegene verdiği zararı azaltmak isteyen çevre bilinci yüksek tüketicinin önünde iki seçenek olduğunu söylemek mümkün: Tüketimi azaltarak daha az alışveriş yapmak ya da tüketim miktarını hiç değiştirmeden yalnızca doğa dostu ürünleri tercih etmek. Bu iki seçeneği bir de tüketici psikolojisi ve mutluluk kavramı üzerinden irdelemeye ne dersiniz?

Çevre Dostu Tüketici Hangi Yöntemlere Başvuruyor?

Gezegenin alarm çanları çalmaya devam ederken küresel tüketim ne yazık ki tüm hızıyla devam etse de çevre bilinci yükselen bir tüketici sınıfı olduğu da ortada. Çevre bilinci yüksek tüketicinin talepleri doğrultusunda da çevreci tüketim alışkanlıkları her geçen gün yaygınlaşıyor ve doğa dostu ürün gamı da hızla genişliyor. Alışveriş yapmak ve tatmin duygusu arasında çok yakın bir ilişki olduğunu göz önünde bulundurursak, çevre bilinci ve kaygısı işin içine girdiğinde, tüketicinin önünde temelde iki seçenek beliriyor. 

Alışveriş yaparken ve tüketirken gezegene verdiği zararın farkında olan ve bu zararı minimum düzeye indirmek isteyen tüketicinin önündeki seçeneklerden ilki doğrudan tüketimi azaltmak. Yani, yıllarca alışveriş yaparak mutluluğu bulacağına inandırılmış bir tüketici olarak, daha azına kanaat etmeyi, gerektiğinde elindeki ürünü dönüştürmeyi, takas etmeyi, yardımlaşmayı ve dayanışmayı kendine öğretmek. Bu yöntemi tercih eden tüketiciler, genellikle onarım, ileri dönüşüm, dayanışma, yerel tüketim, takas gibi yöntemlerle ellerindeki ürünün ömrünü uzatmayı tercih ediyorlar veya kendileri gibi tüketicilerle dayanışarak minimum düzeyde tüketimle ihtiyaçlarını karşılıyorlar.

Çevre bilinci yüksek tüketicilerin başvurduğu ikinci seçenek ise alışveriş miktarlarını azaltmadan yalnızca satın aldıkları ürünleri değiştirmek ve daha çevre dostu ürünleri tercih etmek. Bu grubun alışveriş pratiklerine baktığımızda, alışageldikleri tüketim kültürünün satın alma pratiğinden kopamadıklarını görüyoruz. Sonuç olarak hem bu pratikleri devam ettirmek hem de çevre bilinçlerinin gerekliliklerini yerine getirebilmek için tüketim miktarını azaltmasalar da daha “yeşil” ürünleri ve markaları tercih ediyorlar.

Hangisinde Tüketici Tatmini Daha Yüksek: Az Tüketmek vs. Doğa Dostu Ürün Tercihi

Bu iki tüketici grubunun alışveriş davranışları ve mutluluk oranları incelendiğinde oraya çıkan sonuçlar bir hayli ilginç. Young Consumers dergisinde yayımlanan bilimsel bir araştırmada, ABD’de alışveriş ekosistemini en çok etkileyen tüketici grubu olan Y kuşağında çevre dostu alışveriş yöntemlerinin mutluluk üzerindeki ilişkisi incelenmiş. Doğrudan tüketimi azaltma yöntemini seçenler ile tüketimi hiç azaltmadan yalnızca doğa dostu ürünlere yönelenlerin hayattaki mutluluk oranları karşılaştırıldığında ilk grubun, yani az tüketenlerin çok daha mutlu olduğu gözlemlenmiş.

Mutluluğun Sırrı Daha Az Tüketmekte!

Alışveriş yapmanın verdiği mutluluk ve tatmin duygusu düşünüldüğünde daha az alışveriş yapan grubun daha mutlu olması ilk bakışta gerçekten şaşırtıcı gelebilir. Ancak, alışveriş miktarını azaltmadan yalnızca tercih ettiği ürün çeşidini değiştiren, dolayısıyla tüketime devam eden grupta materyalizmin olumsuz psikolojik etkilerini görmek mümkün. Çevre için daha iyi bir şey yapmış olmanın verdiği tatmin duygusu bu grup için de söz konusu olsa da az tüketmenin genel ruh hali ve mutluluk üzerindeki etkisi çok daha yüksek. Az tüketen ve eşya ile daha sürdürülebilir bir ilişki kuran tüketiciler, hem doğa için iyi bir şey yaptığını bilmenin tatminini hem de materyalizmden uzak bir yaşam biçiminin huzurunu ve mutluluğunu deneyimliyorlar.

ilgini çekebilecek benzer bir konu:

 Bilinçli Tüketim İçin "Yavaş Moda" ile Tanışın!

Bu araştırmanın da gösterdiği gibi, tüketimi azaltmak hem gezegenimizin geleceği hem de bireysel mutluluğumuz için en iyi seçenek. Tüketim sıklığını ve miktarını değiştirmeden yalnızca “yeşil” etiketli ürünler alarak vicdanımızı rahatlatmaya çalışmanın ne bize faydası ve ne de doğaya. Kısacası, az tüketerek ve daha azıyla yetinerek hem gezegenimizi hem de kendimizi mutlu etmek mümkün. İhtiyaçlarımıza odaklanarak, gerektiğinde eşyalarımızı onararak, dönüştürerek ve yeniden değerlendirerek daha sürdürülebilir bir tüketim zinciri kurabiliriz. İkinci el alışveriş, takas, dayanışma gibi daha sürdürülebilir alışveriş yöntemleriyle az tüketmek hiç zor değil.


YORUMLAR - 2 değerlendirme

Sen bu konuda ne düşünüyorsun?
İclal2 yıl önce
Ekolojik ürün alma modasına kapılan arkadaşlarımla yaptığım tartışma da aynen bu işte. Kendilerini sanki dünyayı kurtarıyormuş gibi lanse ediyorlar. Aynı parayı harcıyorsun, lüzumsuz şeyler satın alıyorsun ne fark var? Minimal yaşamak her manada insanı rahatlatıyor.
Eylül2 yıl önce
İddia ediyorum sizi bu hayatta en çok mutlu edecek şeylerden birisi daha az alışveriş yapmaktır. Paranızı biriktirin, dünyayı gezin. Yeni kültürler tanıyın. Hayat kısacık. Kendinize kocaman kocaman evler alıp içini eşyalarla doldurmaya çalışmayın. Ömrünüz böyle geçmesin.

İLGİLİ MAKALELER

İNDİRİM KATALOGLARI